Merhabalar bugün 08.08.13 Perşembe. Ramazan Bayramının
birinci günü. Koca Ramazan orucumuzu tuttuk veya tutmadık. Bu tutmayan kesimi 2
ye ayırıyorum ben. İlk grup oruç tutmadığı halde saygılı davranan kesim. Diğer
grup ise oruç tutmadığı gibi karşısında ki oruçlu insanlara saygı göstermeyen
kesim. Tamam kimsenin inancı düşünceleri bizi ilgilendirmez ama insaniyeti
ilgilendirir. Oruç tutmazsın ama oruçlu insanların arasında şu sıcak yaz
günlerinde buz gibi soğuk suyu milletin gözüne sokarak kana kana içmek nedir?
Hiç mi insaniyet yok içinde senin nasıl bir saygısızsın. Aslında yazsam bu konu
üzerinde daha çok şey yazarımda konumuz o değil. Sadece şunu söylemek istiyorum
YAPMAYIN AYIP EL İNSAF. Her neyse ben bugün bayramlardan bahsetmek istiyorum.
Ben daha henüz 17 yaşındayım öyle çok fazla bayram gördüğüm söylenemez. Ama
gördüğüm kadarıyla şimdiki bayramlar ile daha öncesi arasında dağlar kadar
farkları anlayabiliyorum. Bu bayram sokakta olması gereken çocuklar nerede?
Dışarıdan gelmesi gereken torpil, çatapat sesleri nerede? Ben çocukken
oturduğumuz sokakta bayram günleri bu sesler hiç eksik olmazdı. Komşu teyzeler
balkona, cama çıkıp iyice bizi azarlayana kadar sürerdi. Büyüklerin elleri
öpülürdü alınacak bayram harçlıkları için sıraya girilir bayram sonunda kim
daha fazla harçlık toplamışsa onun havasından geçilmezdi. Ne oldu da değişti
tüm bunlar? Bizim neslimiz biraz büyüdü peşimizden gelenlerde yabanileşti mi?
Anlayamadığım nokta hangi ara böyle olduk? Eskiden bayramda ailesiyle vakit
geçirmek isteyen insanlar şimdi bayram tatili kaç gün olacak en hesaplı tatili
nerede yaparız diye düşünmeye başlamış. İş hayatının stresini atmak için beklide
büyük şehirlerin kalabalığından bir nebze uzaklaşıp kafa dinlemek için
bilemiyorum. Şöyle bir klişe vardır ya ‘nerede o eski bayramlar’ . Bunu ben
söylüyorum benden birkaç yaş büyük ağabeylerim ablalarım söylüyor
babamların/annemlerin bulunduğu nesil söylüyor işin garibi aynı şeyi dedem de
söylüyor. Demek ki zaman geçtikçe hangi kuşakta yaşamış olursak olalım eski
bayramları özlüyoruz. Teknoloji geliştikçe zaman ilerledikçe insanlar arasında
ki ilişkiler mi kopuklaşmaya başlıyor yoksa. Bilemiyorum ama hepimiz en az bir
kere ‘nerede o eski bayramlar ‘ klişesini kullandık evet buna eminim. Şimdi
size soruyorum hakikaten nerede o eski bayramlar?
Süper değilim gelmedim ki Kripton'dan
8 Ağustos 2013 Perşembe
6 Ağustos 2013 Salı
Her şeyi bildiğini sanan insanlar
Merhabalar bugün 06.08.2013 Salı
. Sizlere bu sıralar etrafımda bol bol bulunan ‘her şeyi bildiğini sanan
insanlardan bahsetmek istiyorum. Mutlaka her birinizin çevresinde bu tip
insanlardan vardır. Hiçbir konuda bilgisi olmayan ama her konuda fikir ortaya
atıp bu fikrin doğru olduğuna neredeyse adı gibi emin olan insan tiplemeleridir
aslında genel olarak. Bu tarz insanlara doğru olduğunu zannettiği şeyin aslında
hiç sandığı gibi olmadığını anlatmak mümkün değildir. Çünkü elinde hiçbir bilgi
kaynağı fikrini destekleyecek hiçbir şey olmamasına rağmen körü körüne
söylediklerinin üzerinde durmaya devam eder. Başımdan geçen bir örneği
anlatayım size . Arkadaş ortamında oturuyoruz cep telefonlarından açıldı
muhabbet. İşte hangi telefon daha hızlı hangisinin kamerası, işlemcisi , ekran
çözünürlüğü daha iyi falan fıstık. Biz tam böyle koyu bir sohbete dalmışken
konuyla başından beri hiç ilgisi olmayan bir arkadaş atladı mevzuya ‘EN İYİSİ
IPHONE 5’ . Biz tabi önce bi baktık ne diyo bu
diye . Ama çocuk bir hışımla IPHONE EN İYİSİ demeye devam ediyor . Neden sorusuna ise
verdiği cevap hep aynı ÇÜNKÜ BU İPHONE!(Bu tarz bir muhabbetin videolu hali
Kadir Kirişçi tarafından çekilmişti daha önce onu da yazının sonunda
paylaşacağım). Aslında bu arkadaşın konuyla alakalı hiçbir fikri yok. Sadece elindeki
cihaza 2 milyar para ödediği için o telefon onun için üstün bir hal alıyor. O
kadar para saydık mantığında . Aslında pek bir suçu da yok kendisinin
kapitalizm ve popüler kültürün ortaklığı (kahrolsun kapitalizm ve lanet olası
popüler kültür)sonucu bu ve bu tarz insanlar kendi doğruları dışında hiçbir
şeyi kabul etmiyor ve etmezler. Bu her şeyi bilen(!) insanlar her konuya her
muhabbete her mevzuya balıklama atlayabilen tiplerdir. Konunun onunla alakalı
olup olmaması veya herhangi başka bir
şey önemli değildir. O sadece dahil olur . Ve sık sık tavsiye verirler . Ki
genelde verdiği tavsiyenin en ufak bir faydasını bile görmezsiniz. Bence bu
tarz insanlar toplumda kendilerini sönük bir konumda gördükleri için
kendilerini daha ön plana çıkarmaya çalışıyor olabilir . Her şeyi bildiğini düşünen
insan kendini farklı sanan bir zavallıdır. Unutma ki, neyi bilmediğini bilmek
insan olmanın ilk şartıdır demiş Victor Hugo. Ben
buradan o insanlara seslenmek istiyorum HER ŞEY SENİN BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL.
Biterken çalıyordu: Eminem-Evil’s
Deed
Buda yukarıda bahsettiğim Kadir Kirişçi videosu ;
Buda yukarıda bahsettiğim Kadir Kirişçi videosu ;
Uyku ve Hayal
Merhabalar bu gün 06.08.2013 Salı saat daha henüz sabahın 5 i . Normal insanların aksine uyumuyorum belki bi çoğumuz aynı durumdayız . Nedeni yok sadece uyumuyoruz beklide sorunlarımız var . Bundan yaklaşık 4 saat sonra gitmem gereken bir işim var şimdi uyumam gerek . Evet kesinlikle uyumam gerek . Elimde mi ? Bütün gece kafasını yastığa koyduğu andan beri uyuyamayan ben şu saatten sonra nasıl uyuyacağım ki . Biliyorum tüm gün ölü gibi dolaşacağım ortalıkta ve ben hala oturmuş nedensiz bir şekilde bu satırları yazıyorum . Belki canım çok sıkıldı belki de zihnimdeki düşünceleri bir şekilde boşaltma ihtiyacı inanın bende bilmiyorum . Neden uyuyamıyoruz ? Uykunun gelmesi gereken saatlerde neden aklımıza milyarlaca düşünce gelir ki . Neden bütün gün aklımızın ucundan geçmeyecek şeyler gece olduğu zaman zihnimizi rahat bırakmaz ? Bu sorunun cevabını sanırım ben dahil kimse bilmiyor. Belkide yatağımıza uzandığımız zaman kendimizle baş başa kaldığımız için . Evet sanırım bu yüzden kendimizle ve hayallerimizle baş başa kaldığımız için uyumuyoruz . Ramazan ayının etkiside hafife alınamaz tabi ki . Uyursak sahur için tekrar uyanacağız ama asıl önemli olan sahur sonrası. Yani hayallerimizin uykularımızı kaçırdığı vakitler . Bütün gün belki bu hayallerin milyonda 1 i ni bile kurmazken zihnimizi oyalacak başka hiç bir şey olmadığı için kafamızda çeşitli hikayeler masallar kuruyoruz. Kimin yanında olmak istiyorsak onun yanında oluyoruz . Sonuçta hayal bu imkansızı barındırmaz ki içerisinde . Gündüz televizyon,internet cep telefonları gibi şeyler hayal kurmamıza engel olan şeyler mi sizce ? Belki de onlar yüzünden kendimizle yüzleşemiyoruz . Hayatımızın büyük bir kısmını kaplayan bu aletler düşünmemize engel mi oluyor acaba yoksa sadece zihnimizi oyalamak için mi kullanılıyor ? Cevabını bilemediğimiz sorulardan birkaçı daha işte. Her gece uyumaya çalıştığımızda aklımıza önce o gün ne yaptıysak onun kısa bir özeti gelir ve ertesi gün ne yapacağımız . Daha sonra odanın tavanını seyrederken hayaller başlar okul olsun iş hayatı olsun günlük yaşantı olsun olmak istediğimiz konumu düşünürüz . Bunun ardından kiminle olmak istediğimizi arkadaşlarımız, varsa sevgilimiz, ailemiz kısaca sevdiklerimizi yanımızda isteriz . Bazı geceler okuduğumuz bir kitabın izlediğimiz bir filmin etkisinde kalıp onu düşleriz . Sahi sizin hiçbir kitabın etkisinden çıkamadığınız oldu mu ? Benim çok oldu . Okumayı seviyorum kitapları seviyorum o yeni basılmış sayfa kokusunu seviyorum. Eskimiş kitaplarda sararmış sayfaları seviyorum. Bu yüzden çok okuyorum . Bir çok kitapta kendimi sevdiğim bir karakterin yerine koyup geceleri onun yerinde olsam ne yapardım diye hayal kuruyorum ve sabah oluyor. Albert Einstein’ın çok sevdiğim bir sözü var ‘Hayal gücü bilgiden önemlidir’. Ne kadar da doğru öyle değil mi. Çocukken ailemizin baskısıyla zar zor uykuya dalarken şimdi o uykunun gramına hasret kaldık. Ne oldu da böyle oldu ? Ne değişti ? Yoksa sadece büyüdük mü . Bunların cevaplarını bulduğumuz zaman aslında tam olarak büyüdük diyebiliriz sanırım. Neyse saat epey bi geç oldu en temizi işe gidene kadar zıbarıp uyumak . Uyumaya çalışmak..
Biterken çalıyordu : Sagopa Kajmer-Meftun
Not:Yayınladığım saatin bir önemi yok evimde internet olmadığı için iş yerinde yayınlama fırsatı bulabildim ancak
Biterken çalıyordu : Sagopa Kajmer-Meftun
Not:Yayınladığım saatin bir önemi yok evimde internet olmadığı için iş yerinde yayınlama fırsatı bulabildim ancak
Kaydol:
Yorumlar (Atom)