Merhabalar bu gün 06.08.2013 Salı saat daha henüz sabahın 5 i . Normal insanların aksine uyumuyorum belki bi çoğumuz aynı durumdayız . Nedeni yok sadece uyumuyoruz beklide sorunlarımız var . Bundan yaklaşık 4 saat sonra gitmem gereken bir işim var şimdi uyumam gerek . Evet kesinlikle uyumam gerek . Elimde mi ? Bütün gece kafasını yastığa koyduğu andan beri uyuyamayan ben şu saatten sonra nasıl uyuyacağım ki . Biliyorum tüm gün ölü gibi dolaşacağım ortalıkta ve ben hala oturmuş nedensiz bir şekilde bu satırları yazıyorum . Belki canım çok sıkıldı belki de zihnimdeki düşünceleri bir şekilde boşaltma ihtiyacı inanın bende bilmiyorum . Neden uyuyamıyoruz ? Uykunun gelmesi gereken saatlerde neden aklımıza milyarlaca düşünce gelir ki . Neden bütün gün aklımızın ucundan geçmeyecek şeyler gece olduğu zaman zihnimizi rahat bırakmaz ? Bu sorunun cevabını sanırım ben dahil kimse bilmiyor. Belkide yatağımıza uzandığımız zaman kendimizle baş başa kaldığımız için . Evet sanırım bu yüzden kendimizle ve hayallerimizle baş başa kaldığımız için uyumuyoruz . Ramazan ayının etkiside hafife alınamaz tabi ki . Uyursak sahur için tekrar uyanacağız ama asıl önemli olan sahur sonrası. Yani hayallerimizin uykularımızı kaçırdığı vakitler . Bütün gün belki bu hayallerin milyonda 1 i ni bile kurmazken zihnimizi oyalacak başka hiç bir şey olmadığı için kafamızda çeşitli hikayeler masallar kuruyoruz. Kimin yanında olmak istiyorsak onun yanında oluyoruz . Sonuçta hayal bu imkansızı barındırmaz ki içerisinde . Gündüz televizyon,internet cep telefonları gibi şeyler hayal kurmamıza engel olan şeyler mi sizce ? Belki de onlar yüzünden kendimizle yüzleşemiyoruz . Hayatımızın büyük bir kısmını kaplayan bu aletler düşünmemize engel mi oluyor acaba yoksa sadece zihnimizi oyalamak için mi kullanılıyor ? Cevabını bilemediğimiz sorulardan birkaçı daha işte. Her gece uyumaya çalıştığımızda aklımıza önce o gün ne yaptıysak onun kısa bir özeti gelir ve ertesi gün ne yapacağımız . Daha sonra odanın tavanını seyrederken hayaller başlar okul olsun iş hayatı olsun günlük yaşantı olsun olmak istediğimiz konumu düşünürüz . Bunun ardından kiminle olmak istediğimizi arkadaşlarımız, varsa sevgilimiz, ailemiz kısaca sevdiklerimizi yanımızda isteriz . Bazı geceler okuduğumuz bir kitabın izlediğimiz bir filmin etkisinde kalıp onu düşleriz . Sahi sizin hiçbir kitabın etkisinden çıkamadığınız oldu mu ? Benim çok oldu . Okumayı seviyorum kitapları seviyorum o yeni basılmış sayfa kokusunu seviyorum. Eskimiş kitaplarda sararmış sayfaları seviyorum. Bu yüzden çok okuyorum . Bir çok kitapta kendimi sevdiğim bir karakterin yerine koyup geceleri onun yerinde olsam ne yapardım diye hayal kuruyorum ve sabah oluyor. Albert Einstein’ın çok sevdiğim bir sözü var ‘Hayal gücü bilgiden önemlidir’. Ne kadar da doğru öyle değil mi. Çocukken ailemizin baskısıyla zar zor uykuya dalarken şimdi o uykunun gramına hasret kaldık. Ne oldu da böyle oldu ? Ne değişti ? Yoksa sadece büyüdük mü . Bunların cevaplarını bulduğumuz zaman aslında tam olarak büyüdük diyebiliriz sanırım. Neyse saat epey bi geç oldu en temizi işe gidene kadar zıbarıp uyumak . Uyumaya çalışmak..
Biterken çalıyordu : Sagopa Kajmer-Meftun
Not:Yayınladığım saatin bir önemi yok evimde internet olmadığı için iş yerinde yayınlama fırsatı bulabildim ancak
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder